YARGITAY KARARLARI
DAVA AÇILMADAN AZLEDİLEN AVUKATA VEKALET ÜCRETİ

T.C.

YARGITAY 13. Hukuk Dairesi

Esas No: 2012/25898

Karar No: 2013/28624

Karar Tarihi: 19.11.2013 

 

ALACAK DAVASI - KARARIN TEMYİZ EDİLMEDEN KESİNLEŞTİĞİ - VEKALET ÜCRETİNİN HARÇLANDIRILMIŞ OLAN DAVA DEĞERİNİN BELİRTİLEN ORAN ÜZERİNDEN TAKDİR EDİLMESİ GEREĞİ - SÖZLEŞMENİN GEÇERLİ OLDUĞUNDAN BAHİSLE HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ

 

ÖZET: Her ne kadar davacı avukat, söz konusu tapu iptal ve tescil davasını henüz açmadan ... tarihinde azledilmişse de aynı davanın, davalı tarafından vekaletname verilen bir başka avukat tarafından ... tarihinde açıldığı, ... tarihinde davanın reddine karar verildiği, ... tarihinde de verilen bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde davacıya ödenecek olan vekalet ücretinin, söz konusu bu davanın müddeabihinin (harçlandırılmış olan dava değerinin) .... arasındaki bir oran üzerinden mahkemece takdir edilerek, tespit edilecek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin geçerli olduğundan bahisle hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. (1136 S. K. m. 163, 164) Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İ. T. ile davacı asil Ş. Ü.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Karar: Davacı avukat, davalı ile tapu iptal ve tescil davası açılması konusunda 04.05.2004 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede, dava konusu taşınmazların kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhide verildiğinde mal sahibine isabet edecek dairelerden bir adedinin satış bedeli karşılığının vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının, davanın açılması için gereken masrafları ödememesi nedeniyle davanın açılamadığını, 26.5.2004 tarihinde de haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, yaptırmış olduğu tespit gereğince sözleşmeye göre ödenmesi gereken 100.000,00 TL ücret alacağının 16.06.2004 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek aylık % 10 gecikme faizi ve KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının vekalet görevini yerine getirmediğini, sözleşmeyle üstelendiği davayı açmadığını, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, azlin haksız olduğu kabul edilerek, alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmede ücret olarak öngörülen dairenin değerinin 140.000,00 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 100.000,00 TL'nin 16.6.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasayla değişik 163. Maddesinde, Aynı maddenin 2. Fıkrasında da , aynı maddenin 3. Fıkrası ise,düzenlemeleri mevcuttur. Taraflar arasındaki başlığı altında düzenlenen sözleşmenin avukata ödenecek ücret ile ilgili bölümünde, ifadeleri bulunmakta olup, açılacak tapu iptal ve tescil davasına ilişkin bir avukatlık ücret sözleşmesinde, dava konusu taşınmazlar için kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılıp yapılmayacağının belli olmadığı bir dönemde, kaldı ki böyle bir sözleşmenin yapılması muhtemel olsa bile, söz konusu inşaatın yapılmasının yasal olarak mümkün olup olmadığının bilinemeyeceği bir durumda, dava konusu sözleşmede olduğu gibi, şeklindeki bir ücret sözleşmesinin, az yukarda belirtilen Avukatlık Kanunununilişkin hükümlerine aykırı ve bu nedenle de geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Avukatlık Kanununun 164/4. Maddesinde, dava konusu olayda olduğu gibi,avukatlık ücretinin müddeabihin değerinin %10'u ile %20'si arasındaki bir oran üzerinden mahkemece belirleneceği öngörülmüştür. Her ne kadar davacı avukat, söz konusu tapu iptal ve tescil davasını henüz açmadan 26.5.2004 tarihinde azledilmişse de aynı davanın, davalı tarafından vekaletname verilen bir başka avukat tarafından 28.9.2004 tarihinde açıldığı, 10.5.2007 tarihinde davanın reddine karar verildiği, 15.9.2008 tarihinde de verilen bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde davacıya ödenecek olan vekalet ücretinin, söz konusu bu davanın müddeabihinin (harçlandırılmış olan dava değerinin) %10'u ile %20'si arasındaki bir oran üzerinden mahkemece takdir edilerek, tespit edilecek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin geçerli olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Sonuç: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.485.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.