YARGITAY KARARLARI
MÜHÜR BOZMA SUÇU

T.C YARGITAY 
21.Ceza Dairesi 
Esas: 2016 / 1529 
Karar: 2016 / 2401 
Karar Tarihi: 15.03.2016

MÜHÜR BOZMA SUÇU - MÜHÜRLEME İŞLEMİNİN ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİSİ OLAN ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ GÖREVLİLERİNCE TATBİK EDİLMİŞ OLDUĞU - DOSYANIN TEVDİİ

ÖZET: Somut olaya gelince; ? tarihli mühür bozma tutanağına konu ? tarihli mühürleme işleminin, özel hukuk tüzel kişisi olan Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi görevlilerince tatbik edilmiş olması karşısında, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı TCK'nun 203. maddesinde düzenlenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmayacağı cihetiyle, dosyanın tevdiine karar verilmiştir. (2709 S. K. m. 138) (5237 S. K. m. 2, 6, 203) (4046 S. K. m. 37)

Dava ve Karar: Sanık ... hakkında, mühür bozma suçundan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 tarih ve ...... Esas, ......... sayılı kararıyla kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda; 02.02.2016 tarih ve ..........Esas, ........ sayılı ilam ile hükmün bozulmasına ve sanığın beraatine karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2016 gün ve .......... sayılı yazısı ile sanık aleyhine itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 38. maddesine göre kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Aynı hususlar, 5237 sayılı TCK'nun Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi başlıklı 2. maddesinde de vurgulanmış ve İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK'nun "Kamu güvenine karşı suçlar" bölümünde, 203. maddede düzenlenen "mühür bozma" suçunun konusu, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin olduğu gibi korunması veya üzerinde değişiklik yapılmaması için konulan mühürdür. Suçla korunan değer, kamu idaresinin, dolayısıyla devletin otoritesidir. Kanunla verilmiş yetkiye dayalı olarak ve usulüne uygun bir şekilde yetkili makam tarafından konulan mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi ile mühür bozma suçu oluşur. Devlet daha önce, elektrik dağıtım ve satışını Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara bağlı müessese ve ortaklıklar eliyle gerçekleştirirken, bu hizmet özelleştirme uygulamaları kapsamında, dağıtım ve perakende satış lisansı sahibi özel hukuk tüzel kişileri olan şirketlere devredilmiştir. Elektrik ve Doğalgaz'ın dağıtım ve satışının Kamu İktisadi Teşebbüsleri tarafından gerçekleştirildiği dönemde ve özelleştirme programının yürütüldüğü sürece, usulsüz veya kaçak kullanımların tespiti üzerine usulünce yapılan mühürleme işlemine aykırı davranışların TCK'nun 203. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu tartışmasız ise de Elektrik ve Doğalgaz'ın dağıtım ve satışının, özelleştirme uygulamaları sonucu lisans sahibi özel şirketlere devredilmesinden sonra özel şirket yetkililerince yapılan mühürleme işlemi ve buna aykırı davranışların ceza hukuku  açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 37. maddesinin 27.04.1995 tarih ve 4105 sayılı Yasayla değişik (a) bendine göre Bu Kanun hükümleri gereğince özelleştirme programına alınan kuruluşlar özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında varsa kendi kuruluş kanunları ile diğer kanunlarda yer alan bu Kanuna aykırı hükümler ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmaz. 5237 sayılı TCKnun Tanımlar başlıklı 6. maddesinin gerekçesinde kamusal faaliyet, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir. Buna karşılık, kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı belirtilmiştir. Mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunması zorunludur. Ne yukarıda anılan 4046 sayılı Kanunda, ne 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 14.03.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda, ne de başka bir özel Yasada özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCKnun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. 4628 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan 25.09.2002 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13/3. maddesinde Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektriğini keserek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağı belirtilmişse de bu düzenleme, yukarıda yer verilen Anayasanın 38 ve TCKnun 2. maddeleri hükmü karşısında özel bir şirketin tatbik ettiği mührün bozulması eylemini suça dönüştürmez. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; 03.12.2012 tarihli mühür bozma tutanağına konu 25.09.2012 tarihli mühürleme işleminin, özel hukuk tüzel kişisi olan Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi görevlilerince tatbik edilmiş olması karşısında, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı TCK'nun 203. maddesinde düzenlenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmayacağı cihetiyle, Sonuç: Dosya içeriği ve Dairemizin kararındaki gerekçeye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden kararın düzeltilmesine yer olmadığına, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15.03.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.