YARGITAY KARARLARI
BOŞANMA DAVASI AÇILMADAN ÖNCE AÇILAN KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ

T.C.

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi

Esas No: 2014/12613

Karar No: 2015/5418

Karar Tarihi: 24.03.2015

 

BOŞANMA DAVASI - DAVACININ DAVALININ ŞİDDET VE PSİKOLOJİK BASKI UYGULADIĞINI İLERİ SÜREREK MANEVİ TAZMİNAT TALEP ETTİĞİ - TAZMİNAT TALEBİNİN BOŞANMADAN BAĞIMSIZ OLARAK İLERİ SÜRÜLDÜĞÜ - DAVANIN ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLECEĞİ

 

ÖZET: Davacının manevi tazminat isteği, boşanma davası açılmadan önce açılan kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir, davacı, davalının şiddet ve psikolojik baskı uyguladığını ileri sürerek davalıdan manevi tazminat talep etmektedir. Manevi tazminat talebi, boşanmaya sebep olan olaylar sebebiyle değil, boşanmadan bağımsız olarak ileri sürüldüğüne göre, aile hukukunun dışında haksız eyleme dair genel sorumluluk hükümlerine dayanmaktadır. Haksız eyleme dair genel sorumluluk sebebine dayanan manevi tazminat istekleri ise talebin dayandırıldığı maddi hadise evlilik birliği içinde meydana gelmiş olsa bile, aile mahkemelerinin değil, genel mahkemelerin görevi kapsamındadır. Bu açıklamalar uyarınca dava; Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesinden değil Borçlar Kanunu 49. ve 58. maddelerinden kaynaklı olup, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp karara bağlanılması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken açılan davanın aile mahkemesi sıfatıyla görülüp aksi şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (4721 S. K. m. 174) (6098 S. K. m. 49, 58) (2797 S. K. m. 45) (YİBK 21.02.2014 T. 2013/1 E. 2014/1 K.) Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Karar: 1)Davalının tefrik edilen ve yargılaması süren katkı payı davasında verilen ihtiyati tedbir ara kararına yönelik temyizinin incelenmesinde; İhtiyati tedbir talebinin reddi veya bu talebin kabulü halinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yolu denetimini yapacak olan Bölge Adliye Mahkemeleri göreve başlayıncaya kadar, temyiz yolunun kapalı olduğuna Yargıtay İçtihadı Birleştirme (Hukuk) Genel Kurulunca 21.2.2014 tarihinde 2013/1 esas 2014/12 karar sayı ile oy çokluğuyla karar verilmiştir. İçtihadı Birleştirme Kararları, benzer hukuki konularda adliye mahkemelerini, Yargıtay Dairelerini ve Genel Kurullarını bağlar (Yargıtay K. m. 45/5) ve ait olduğu konuda kesinleşmiş kararları etkilemez ise de, görülmekte olan (derdest) bütün işlere etkilidir. Bu bakımdan anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, karar temyizi kabil değildir. Bu sebeple temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2) Davalının boşanma kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir. 3) Davacının manevi tazminat isteği, boşanma davası açılmadan önce açılan kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir, davacı, davalının şiddet ve psikolojik baskı uyguladığını ileri sürerek davalıdan manevi tazminat talep etmektedir. Manevi tazminat talebi, boşanmaya sebep olan olaylar sebebiyle değil, boşanmadan bağımsız olarak ileri sürüldüğüne göre, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine değil, aile hukukunun dışında haksız eyleme dair genel sorumluluk hükümlerine dayanmaktadır (T.B.K.nın 49. ve 58. ). Haksız eyleme dair genel sorumluluk sebebine dayanan manevi tazminat istekleri ise talebin dayandırıldığı maddi hadise evlilik birliği içinde meydana gelmiş olsa bile, aile mahkemelerinin değil, genel mahkemelerin görevi kapsamındadır. Bu açıklamalar uyarınca dava; Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesinden değil Borçlar Kanunu 49. ve 58. maddelerinden kaynaklı olup, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp karara bağlanılması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken açılan davanın aile mahkemesi sıfatıyla görülüp yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda 1. bentte gösterilen sebeple ihtiyati tedbir ara kararına yönelik temyiz itirazının reddine, temyiz edilen hükmün, yukarda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, 24.03.2015 tarihinde karar verildi.